NOGAY TÜRKLERİ BÜLTENİ
ANASAYFA DERNEĞİMİZ AVULLAR RESİMLER ANKETLER Z. DEFTERİ NOGAYTÜRKLERİ BÜLTENİ YARDIMLAŞMA_FONU
deneme deneme deneme

NOGAYSAAT

EN ÇOK OKUNANLAR

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Sakınma Geleneği

Sakınma Geleneği

Tarih 04 Mart 2008 Editör Necdet ÖZEN

Sakınma Geleneği

Unutulmaya yüz tutmuş ve belki de artık uygulandığını bilen genç neslin kalmadığı geleneklerimizden birisi de Nogay aile yapısındaki geleneklerimizden aile içindeki bireylerin birbirlerine karşı davranış ve saygıları ile ilgili olanlardır. Burada sadece damat ve geline uygulanan sakınma konularını ele alalım dedim.

Genelde aynı toplumda bulunmamız ve dış evliliklerin yaygınlaşmadığı dönemlerde, evlenmelerde yine aynı köy veya yakın Nogay köylerinden olduğu için tarafların birbirleriyle karşılaşmaları pek tabii idi, nişanlılık devresinde gelin adayına damat tarafının büyüklerinden sakınma pek uygulanmasa da yine topluluklarda bir araya gelinmemesine dikkat edilirdi. Damat adayı ise nişanlısı olan kızın kendisinden büyük akrabalarının yanına gelemez, sokakta karşılaşırsa mutlaka yolunu değiştirir ve toplulukta bir arada bulunamazdı. Bu sakınma, düğün yapılıp evlilik gerçekleştikten sonra bir hafta veya on gün gibi kısa bir sürede kız tarafının damat ve kızlarını yakın akrabaları ile birlikte yemeğe davet (kiyev şakırma) etmeleri ve damadın el öpmesi ile son bulurdu. Gelin ise; kaynatası, kaynanası, kocasının büyük ağabeyleri ve yine kocasının yakınları olan ve kocasından yaşça büyük erkeklere konuşmadığı gibi onların yanında da konuşmazdı. Ev işlerinde birlikte çalıştıkları için olacak ki kaynanası ile konuşması pek uzun sürmez, evliliklerinin 5-6 ay veya birinci yılında kaynanası yanında konuşmasına izin verince, geline elini öptürür ve durumuna göre çeşitli giyecek vs. gibi hediye alırdı. Kocasının büyük erkek akrabaları ve kaynatası ile konuşma süresi hayli sürer ve bunların yanında onlar soru sorduğunda önemli bir konuda konuşacaksa bile önce çocuğuna veya orada bulunan bir yakının çocuğuna söyler, o çocuk da büyüğe onun söylediklerini tekrarlardı. Evlilik süreleri ilerledikçe, geline uygulanan bu konuşma yasağı yine büyüklerin izni ve gelinin el öpmesi ile son bulur fakat yine elini öptürüp, yanında konuşmasına izin veren büyük de geline bir hediye alırdı. Kaynataya konuşmama ise çok daha uzun sürer ve kaynata gelinin kendisi ile ve yanında başkaları ile konuşmasına izin verirse yine diğerlerinde olduğu gibi gelinin el öpmesi ve kaynatanın da durumuna göre giyecek veya bilezik veya inek koyun koyun gibi hediyeler vermesi ile gerçekleşirdi.
 
Buraya kadar anlatmaya çalıştıklarımız, gelinin ailedeki erkek olan büyüklerine karşı sadece konuşmayarak saygı gösterme geleneği olup, kocasının yakınları olan ve kocasından küçük erkek ve kız çocuklarına da isimleri ile hitap etmeyip, erkek olanlara genelde (savle, şelebi, sokta, mırza, kence, kıray) gibi isimlerle hitap eder ve görümce veya görümce konumundakilere de (aruvkız, totaykız, kencekız, karaşaş) gibi isimlerle hitap ederdi. Kocasının büyük akrabası olan kadınlara da yine isimlerini söylemeyip, (aptem, totam, kartabam, ayyem) gibi yerel kullanılan isimler söylerdi.
 
Bunu, Sayın Doç. Dr. Ufuk TAVKUL’un yazdığı KAFKASYA GERÇEĞİ isimli kitabı okurken, Kafkas halklarından olan Karaçay-Malkarların aile içi geleneklerindeki sakınma bölümünde dikkatimi çektiği için yazıyorum. Karaçay Malkar Türkleri ile dil birliğimizin var olduğu bilinmektedir. Diğer geleneklerimizden sakınma geleneğinin de bu derece örtüşmesi, köken olarak Kırım yarımadasının kuzeyinde göçebe ve yarı yerleşik bir yaşam tarzı sürdüren ve bilahare Dobruca bölgesine 1850’li yılların sonlarına doğru gelip yerleşen ve yine 1890’lı yıllarda güzel yurdumuza gelerek Eskişehir ve yöresinde iskan olunan atalarımızın uyguladığı bu geleneğimizin belki de erken tarihlerde Karaçay-Malkar Türkleri ile aynı coğrafyada bulunmamızdan kaynaklanabileceğini düşünerek yazmaya çalıştım. Aynı kitapta örtüşen daha birçok geleneğimiz mevcut olup, bugün için bu tür geleneklerimiz artık günün şartları da dikkate alındığında, uygulanması mümkün görünmese de bu gün altmışlı yaşın sonlarını sürmekte olan benim çocukluğumda köyümüzde tam olarak uygulandığı ve bizden sonraki nesillerinde bunu hatırlamaları dileğimdir.
 
Yaşça benden büyük veya bu büyüklerinden bu konuda bilgilendirilmiş olanların da gerek uygulanan gelenekler ve gerekse yukarıda belirttiğim isimlerin dışında başka hitap şekil ve isimler varsa yazmaları, Nogay Türk toplumunun aydınlatılması bakımından faydalı olacağı düşüncesi ile tutasınız sav bolup savlukman kalınız.  04 Mart 2008

Bu haber 1758 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Geleneklerimiz

Kiyev Kapama

Kiyev Kapama Kiyev Kapama

Köyümde Oraza

Köyümde Oraza Köyümde Oraza

KÖŞE YAZILARI

Nogay Halkım Tileymen.08 Mayıs 2014


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi