NOGAY TÜRKLERİ BÜLTENİ
ANASAYFA DERNEĞİMİZ AVULLAR RESİMLER ANKETLER Z. DEFTERİ NOGAYTÜRKLERİ BÜLTENİ YARDIMLAŞMA_FONU
deneme deneme deneme

NOGAYSAAT

EN ÇOK OKUNANLAR

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Kiyev Kapama

Kiyev Kapama

Tarih 03 Kasım 2007 Editör Necdet ÖZEN

Kiyev Kapama

Oturgan, yaşagan kisileri azalgan, kış kelgende birevler kalmay, cazdın künü biraz kisisi köbüygen köyümde; Perşembe baslap Pazar künü pitken toylar da coytulup ketti.
 
Bu toylardakı adetlerimizden birevi de toydun son künü Pazar keşesi kiyevdin, kalayık üyüne aketilip kapatılmasıdır:
 
Dört kün yasalgan toyda kiyev özlerindin üyünden şıgıp, bir tuvganındın üyüne keter, bu üydün bir üşküyündeki eşyalar köterilir. O üşküyde dört kün caslar kirip şıgıp, kiyevmen barabar bolurlar. Anavbir üşküyde tösevli bolur, onda da kiyevmen akranları catıp tururlar. Boşaltılgan üydün işkerdeki töbesinde bir şüyge arkan baylap cergeşek uzatır, bu arkanga kız yaktın cibergen şevre, grep, marama day şiylerdi baylarlar, o ga ŞUBURTMA dep aytarlar.
 
Kiyevdin kapalayık keşesi yassı bolgan son kiyev kaşkan üyge caslar cıyılıp tösevli üşküyde oturur, anavbir üşküyde de kiyev bala kiyinir. Bu arada caslar da epsi barabar:
 
-Kelsin kelsin kiyev bala kelsin, kelmiyik bolsa kaber bersin, derler. Anavbir üşküyde onun kasındakı birkaş cas da:
 
-Anımına anımına keleyatır, köyleksesin kiyeyatır, dep aytar.
 
Kiyevdin kiyiyik şiylerindin epsi bılay aytılıp pitken son kiyev kiyinip caslardın kasına kelgen de bir oturak, sandalyediy birşiyge oturur, eki cagına kollarına işlemeli şevre baylagan, birer mum algan eki bala mumlardı cagıp tigilirler. Onlarga MUMŞIRAK derler. Kiyevdin kasına belber kelip tıraş etmege baslaganıman, üyerde bolgan caslarda ilayi aytarlar (Esimde kalgan gadarıman ilayi şulay edi):
 
Allah adı dillerde sevgisi gönüllerde.
Şu korkulu yerlerde diyelim ya hu
Allah adı uludur sevgilisi kuludur.
Müminlerin yoludur diyelim ya hu
 
Aytılgan ilayi taga köp. Başka ilayiler de bar edi ama menim esimde bu gadarı kaldı.
 
Tıraş pitkenşek eki bala şamşırak tutar, ilayiler aytılır. Tıraş pitip belber ketken sora işkerge kiyevbas kirer. Kiyevbas üylü kisilerden birevi bolur ama ondan başka üylü kisi bolmay kosulganlardın epsi üylenmegen caslardan bolur. Kiyevbas bir depter aşıp CÖTKÜRÜNÜZ bakalım degende, üyerdeki caslar vakıtına köre şıgarıp para berirler. Kiyevbas da onlardı atıman bir de karşısına bergen parasıman yazar sora kiyevge berir.
 
Caslardın epsi kiyevmen kiyevbastı aralarına alıp, kiyevdin kapatılayık üyüne taman cürüp keterler. Üyge cuvuklaganda yene esimde kalganınday şu dürküdü epsi bir avuzdan aytarlar:
 
Biz Ural’da yaşaymız, aşuvre aşaymız.
Aşamaga as tabalmay, pasuvle aşaymız.
Biz Ural’da yaşaymız, pasuvle aşaymız.
Ne tüs kaldı, ne şıray… Ölüge usaymız.
Tırnavuşum senegim armanda kaldı
Bas bermegen aygırlarım Ural’da kaldı.
Sarımsagım soganım tarlada kaldı
Balalarıma askan kazan oyşakta kaldı.
 
Azbarlardın tögeregı kalav, azbarga kirmek üşün de porta kapısı bolur. Kapıga kelgende caslar azbarga kirmiy tısyakta kalır. Azbarga kiyevbas man kiyev kirerler. Kelinmen kiyevdin kalayık üylerindin aldına, azbarga bikeler, üylü akaylar, kartlar tögereklesip tigilirler. Kiyevmen kiyevbas bunlardın kolun öber, ondan sora kelindin bolgan odadın kapısın cengelerden birevi aşar, kiyevbas man kiyev işkerge kirerler. Tısyakta köydün ocası duva eter, üyerdekiler epsi amin degen son konakbay birkaş casman kız, akaylarman bikelerge meşrepemen şerbet dagıtırlar. Kiyevbas da kiyevdi üşküyde kelinge teslim etken son savluk tilep üyden şıgar. Kiyev kapama da bılay piter edi.
 
Köyüm Rıfkıye’de hatırımda kalan damat kapatılması geleneğimiz bu şekilde olurdu. Hatırlayamadığım bölümler vardır. Bu konuda daha başka hatırası olanlar varsa geleneklerimizi canlı tutmak ve bizden sonraki gençlerimize unutturmamak için yazmaları iyi olur düşüncesiyle hepiniz sav bolup savlukman kalınız.  03 Kasım 2007
 
-----------------------------------------------
 
Oturan, yaşayan insanları azalan, kış gelince kimseler kalmayıp, yaz günü biraz insanları çoğalan köyümde; Perşembe başlayıp, Pazar günü biten düğünler de kaybolup gitti.
 
Bu düğünlerdeki adetlerimizden biri de düğünün son günü Pazar gecesi damatın, kalacak evine götürülüp kapatılmasıdır:
 
Dört gün yapılan düğünde damat kendi evinden ayrılıp, bir akrabasının evine gider, bu evin bir odasında eşyalar toplanır. O odada dört gün gençler girer çıkar, damatın yanında bulunurlar. Diğer bir oda da döşeli olur, orda da damatla akranları yatar kalkarlar. Toplanan odanın tavanına yere kadar uzanan bir sicim ip bağlanarak, bu ipe kız evinden gönderilen şevre, grep, marama denilen eşarpları bağlarlar, buna da ŞUBURTMA denir.
 
Damadın kapatılacağı gece eve gençler toplanıp döşenmiş odada oturur, öbür odada da damat giyinir. Bu arada gençler hep beraber:
 
Gelsin gelsin damat gelsin, gelmeyecekse haber versin, derler. Öbür odada damatın yanındaki birkaç genç de:
 
Geliyor, gömleğini giyiyor, derler.
 
Damadın giyeceği şeylerin hepsi bu şekilde söylendikten sonra damat giyinip gençlerin yanına geldiğinde oturak veya sandalye gibi bir şeye oturur, iki yanına kollarına işlemeli şevre eşarp bağlayan ve birer mum alan iki çocuk mumları yakıp dikilirler. Onlara MUMŞIRAK denir. Damadın yanına berber gelip traş etmeye başladığında, orada bulunan gençler de ilahi söylerler (Hatırımda kaldığı kadarıyla ilahi şöyleydi):
 
Allah adı dillerde sevgisi gönüllerde.
Şu korkulu yerlerde diyelim ya hu
Allah adı uludur sevgilisi kuludur.
Müminlerin yoludur diyelim ya hu
 
Söylenen ilahi daha çok. Başka ilahiler de vardı ama benim hatırımda bu kadarı kaldı. Tıraş bitene kadar iki çocuk şamşırak tutar, ilahiler söylenir. Traş bitip berber gidince içeri sağdıç girer. Sağdıç evli kişilerden biri olur ama ondan başka katılan bütün gençler bekârlardan olur. Sağdıç bir defter açarak ÖKSÜRÜNÜZ bakalım deyince, oradaki gençler mali durumlarına göre çıkarır para verirler. Sağdıç da adlarını ve karşısına verdikleri paraları yazar sonra damata verir.
 
Gençlerin hepsi damat ile sağdıcı aralarına alıp, damadın kapatılacak evine doğru yürüyerek giderler. Eve vardıklarında yine hatırımda kaldığı kadarıyla şu türküyü hep bir ağızdan söylerler:
 
Biz Ural’da yaşıyoruz, aşure yiyoruz
Yemeye aş bulamayınca pasuvle yiyoruz.
Biz Ural’da yaşıyoruz, pasuvle yiyoruz
Ne diş kaldı ne beniz… Ölüye benziyoruz.
Tırmığım dirgenim harmanda kaldı
Bas vermeyen aygırlarım Ural’da kaldı.
Sarımsağım soğanım tarlada kaldı
Çocuklarımın yemeği ocakta kaldı.
 
Avlularımızın çevresi duvarla örülü, avlulara girmek için de porta kapısı olur. Kapıya gelince gençler avluya girmeyip dışarıda kalırlar. Gelinle damat kalacakları evlerinin önüne, avluya kadınlar, evli erkekler, yaşlılar çepeçevre dizilirler. Damatla sağdıç bunların ellerini öperler, ondan sonra gelinin bulunduğu odanın kapısını yengelerden biri açar, sağdıçla damat içeri girerler. Dışarıda köy hocası dua eder, evdekilerden hepsi amin dedikten sonra evsahibi ile birkaç genç ve kız, erkeklerle kadınlara maşrapayla şerbet dağıtırlar. Sağdıç da damatı odada geline teslim ettikten sonra evden çıkar. Damat kapama da böylelikle biterdi.

Bu haber 1475 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Geleneklerimiz

Sakınma Geleneği

Sakınma Geleneği Sakınma Geleneği

Köyümde Oraza

Köyümde Oraza Köyümde Oraza

KÖŞE YAZILARI

Nogay Halkım Tileymen.08 Mayıs 2014


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi