NOGAY TÜRKLERİ BÜLTENİ
ANASAYFA DERNEĞİMİZ AVULLAR RESİMLER ANKETLER Z. DEFTERİ NOGAYTÜRKLERİ BÜLTENİ YARDIMLAŞMA_FONU
deneme deneme deneme

NOGAYSAAT

EN ÇOK OKUNANLAR

HABER ARA


Gelişmiş Arama
İsterim

İsterim

Tarih 02 Temmuz 2010, 19:54 Editör Nogayhaber

İsterim

Şiir : Yusuf İsa KIZILDAĞ

Ocağın başında, elimde maşa,
Külleri, ince ince ezmek isterim.
Şöyle sıra sıra, baştan başa,
Közlere, katığı dizmek isterim.
 
Pek de lezzetlidir, mercimekli tarhana,
Kahveye girsen bir gırgır, bir şamata,
Şimdi işim-gücüm var; karnım toksa da,
Harmanda, aylak aylak gezmek isterim.
 
Elimde bir çubuk, ucu da olsa,
Çiçekler toplarken; kırda, bayırda,
Ayakkabılarımı çıkarıp, tozlu bir yolda,
Toprağa adımı yazmak isterim.
 
Akşam olup da, hava kararsa,
Anam, sokak sokak beni arasa,
Bense, bir kaç tane çocukla,
Ora senin, bura benim; gezmek isterim.
 
Şöyle büyükçe bir tarla bulup,
Efil efil esen rüzgarı ardıma alıp,
Üç beş kişi toplanıp, bir de kol kurup,
Başakları birer birer kesmek isterim.
 
Tınazı savurup, çeçi alınca,
Harman yeri, fiyen dibi bize kalınca,
Akşam olup, yat zili de çalınca,
Bütün bahçeleri bozmak isterim.
 
Yedimde bir çift öküz, ardında saban,
Boyunduruğa koyup da, ağır bir taban,
Oku oğlum bunlarla uğraşma, dese de babam,
Hiç olmazsa bir çızı çizmek isterim.
 
Ağaçlardan, yavru kuşlar almayı,
Don paça atlayıp, suya dalmayı,
Bahçelere girip de acı elmayı,
Cebime doldurup, tüymek isterim.
 
Sabahtan akşama döner, düvenler,
Güneşten kavrulur, kararır tenler,
Çalışmaktan kabarsa da, nasırlı eller,
Öpüp başıma koymak isterim.
 
Namazdan çıkıp da dursam sıraya,
İtişe-kakışa girsem araya,
Ara sıra da olsa gelip sılaya,
Yüzümü toprağa sürmek isterim.
 
Eskiden meyveleri "ağır ağırına" alırdık,
Sepetlerle gelirken çok uzaktan tanırdık,
Hayat hep böyle kalacak sanırdık,
Şimdi o günlerin sırrına ermek isterim.
 
Karnım acıkınca, anam bir yufka verse,
Soğanı, peyniri koyup güzelce dürse,
Önüme baklava, börek de serse,
Ben tereyağlı gözlemeyle doymak isterim.
 
Yayıklar çatlamış, pişek kırılmış,
Ayranın yerini kolalar almış,
Kızılcık şerbeti anılarda kalmış,
Ben, yoğurdu özeyip içmek isterim.
 
Yüreğimde hissetsem, köyümün bebeleri,
Çan sesiyle inleyen sıra sıra sürüleri,
Hatta içip içip nara atan delileri,
Nur yüzlü teyzeleri görmek isterim.
 
Unutmak mümkün mü tahta beşiği,
Renk renk süslenmiş şimşir kaşığı,
Harmana yayıp da kaba döşeği,
Yıldızları birer birer saymak isterim.
 
Çelik çomak oynardık harman yerinde,
Kapı kapı gezerdik bayram gününde,
Şimdi bilgisayar olsa da önümde,
Ben, o eski günlere dönmek isterim.
 
Hey Akin! ezelden beri sana aşığım,
Bu yoldan dönersem, kırılsın kaşığım,
Düven taşını çakmak, sabanı odun yapmışım,
Şimdi vatan uğruna yanmak isterim.
 
O günler bir daha dönmez ki başa,
Hepsi uçup gittiler döndüler kuşa,
Özlemedim diyorsam ki; haşa,
Maziyi gözler önüne sermek isterim.
 
Sabanlar yok artık, oldular mazi,
Kara öküz, sarı dana çoktan arazi,
Anadutları sorarsan hepsi de gazi,
Onlara yeniden yaşam vermek isterim.
 
Tırmığı, yabayı astık tavana,
Dibeğin işini bıraktık havana,
Sergende dizili kapaklı sahana,
Cevizleri doldurup kırmak isterim.
 
Yusuf İsa adım, Ankara ilim,
Bundan fazlasına varmıyor dilim,
"Harman yerine" serip bir kilim,
Geçmişi hayalimde görmek isterim.
 

Bu haber 1107 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Şiirler

Üşümek İstiyorum

Üşümek İstiyorum Üşümek İstiyorum

Sagındım

Sagındım Sagındım

KÖŞE YAZILARI

Nogay Halkım Tileymen.08 Mayıs 2014


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi