NOGAY TÜRKLERİ BÜLTENİ
ANASAYFA DERNEĞİMİZ AVULLAR RESİMLER ANKETLER Z. DEFTERİ NOGAYTÜRKLERİ BÜLTENİ YARDIMLAŞMA_FONU

NOGAYSAAT

EN ÇOK OKUNANLAR

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Okumamada Birinciyiz

Akif KARA

05 Kasım 2010, 19:35

Akif KARA

 
Millet olarak okumamada dünya birincisi sayılırız. Bunu söylerken acınarak söylüyorum ama gerçek bu. Tabi dünya derken, imkanı olup da okuyamayan ülkeler arasında demek istediğimi herhalde anlamışsınızdır, değilse Afrika ülkelerinde veya uzak doğuda da bir çok ülkeler vardır ama onların okuma imkanı olmadığından okuyamıyorlar.
 
Dün Den haag çarşısında gezinirken Den haag'taki kütüphaneler müdürü ile karsılaştık, kendisi ile geçtiğimiz yıllarda beraber bir çok etkinlikler yapmıştık. O zamanda hep yakınırdı, "kütüphanelere Türkiye'den bir çok kitap getirdik ama hala hiç açılmayan kitaplar var raflarda" diyordu. Ben de kendisine hep şunu derdim: "merak etme, biz birinci kuşak okumayı sevmeyiz, hep dinleriz ama ümit ederim ikinci ve üçüncü kuşağa kitap yetiştiremeyeceksiniz" derdim. Dün karşılaştığımızda hemen o konuyu sordu: "hani ikinci-üçüncü kuşak okur diyordun, ne oldu? yine eski tas eski hamam" demek istedi. Ben de çaresizlikten anca şunu söyleyebildim: "Kör ile yatan şaşı kalkar." Başka ne diyeyim, "5. 6. kuşak belki okur" diyemem ya. Tabi onunla bir çok şeyler konuştuk ve ayrıldık ve kendi kendime düşündüm; acaba niye okumayız, kitap konusunda pahalılıktan bahsederler, Türkiye'de de, burada da. Ya gazete için bahane nedir?
 
72 milyonluk Türkiye'de 4,5 milyon gazete okunuyor. 5,5 milyonluk Norveç'te 3,5 milyonluk gazete okunuyor. Bunu söylediğim zaman çay lokalindeki bulunan hazirun, "televizyondan haberleri alıyoruz, daha bir de para verip gazete almak niye?" dediler. İşte bizim kültürümüz: Hep dinlemeyle, duymakla. "Okuyup bir şey öğreneyim" yok. O arada güneydoğuda Batman'da bir olay olmuş, televizyonda o konu ile ilgili bir haber verilir, yanımdaki her haberi televizyondan eliyoruz diyen kişi, "Batman Adana'ya bağlı değil mi?" diye bir soru sordu. Ben de "hayır, yanlışın var, Afyon ilimize bağlı" dedim. "Bilmiyordum" diye hayıflandı. Sonra tabi doğru olanı söyledim. İşte bizim halimiz: Okumayız ama her konuda bilgiçlik taslarız.
 
Bizim zamanımızda köylerde pek fazla kitap bulunmazdı, bir kaç kitap bulunurdu: Aşık Kerem, Karacaoğlan, gençler için. Yaşlılar için de siyer yani cenk kitapları vardı, kesikbaş güvercin veya abartılı cenk kitapları falan. Zaten okuma-yazma da daha yeni gelişmeye başlamıştı.
 
Ama şimdi öyle mi, hem kitap vesaire çok hem de satınalma gücü var ama okuma ihtiyacı hala aynı kategoride devam ediyor, maalesef.
 
Ne yazık ki okuma alışkanlığı sadece sosyal konularda değil, dini konularda da aynı. Hala, elini hafifçe jilet kesse, "acaba abdestim ne oldu?" veya boğazına su kaçsa, "orucum bozuldu mu?" diye hoca arar durur, evinde bir İslam ilmihali olmayan bir çok aile bilirim.
 
Üzülerek şunu da yazarak son vereyim: Yıllarca dernek kütüphanesinde kitapların tozlandığını, niçin okumadıklarını cemaate sorar dururdum. Okumayan bir vatandaşımız da hac farizasını yerine getirmek için gittiği Mekke'de üç gün Peygamberimizin kabrini aradığını ve birine sormaya da utandığını, nihayet kafile başkanı bir konuşma sırasında Peygamberimizin kabrinin Medine'de olduğunu anlatınca öğrendiğini ve hac dönüşünde üzülerek bana, "çok haklı imişsin, okumak çok güzel bir şeymiş, böyle böyle oldu" diye anlatmıştı. Yani adam hacca gitmese Peygamberinin kabrinin nerede olduğunu bile bilmeden bu dünyadan göçüp gidecek.
 
Selam ve dua ile...
 

Bu haber 822 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

KÖŞE YAZILARI

Nogay Halkım Tileymen.08 Mayıs 2014


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi